31 Aralık 2024 Salı

Serbest Çağrışım ve Doğaçlama, Psikanaliz ve Caz


Psikanalitik çalışmanın “temel” kuralı olan serbest çağrışım ile Caz müzikteki doğaçlama arasındaki paralellikler muhakkak vardır. Özellikle bilinçdışı yapının müzikle beraber nasıl dönüştüğünü görebilmek önemlidir. Psikanaliz de Caz da katı şekillerle yapılandırılmamış, akışkan biçimlerdir. 

Serbest çağrışım bilinçdışında yapılanan dili dolaşmaksa doğaçlama ile de notalar, melodiler, akorlar, ritimler arasında, müziğin dilsel sınırlarında dolaşılır. Her iki alanda da yapı, plan ya da kısıtlamalar yoktur, ancak belirli kurallarla şekillenmiştir.

🎷 Bilinçdışı ve Notalar

Serbest çağrışımda özne bilinçli düşünceyi serbest bırakarak imgelerini, hislerini ve düşüncelerini ifade eder. Özne sadece bilinçli düşüncelerle değil, dilin bilinçdışına yerleşmiş olan yapılarıyla şekillenir. Caz da anlık bir yaratım sürecidir. Her nota, bir çağrışım olarak işlev görür.

🎵 Simgesel’den Gerçeğe… Sonra geriye…

Caz müziğindeki doğaçlama, Simgesel ile Gerçek düzlemlerdeki bağlantı ya da kopuş noktalarının da gözlenebileceği alanlar gibi davranabilir. Müzik sessizliklerle ya da geçişlerle boşluklar yaratır. Serbest çağrışımda da zaman zaman ‘anlam’lardan saparak gerçeğin imlenemeyen noktalarıyla karşılaşmalar yaşanabilir.

🎤 Öznenin Açılışı

Serbest çağrışım öznede şekillenen, ancak onun tarafından anlatılıp değiştirilebilen tekil yapıyla, bilinçdışıyla çalışmanın yöntemidir. Caz müzikteki her enstrüman, her müzisyen, her doğaçlama, müzikal özne(ler) tarafından oluşturulur. Bu süreç öznel bir deneyime açılmanın koşuludur.

🎶 Tını ve Arzu

Serbest çağrışımın en dikkat çekici özelliklerinden biri de öznenin hislerini ve arzularını çoğul biçimde ve anlık bir şekilde dışa vurmasıdır. Caz müzikte de benzer şekilde her doğaçlama anı, bir duygu ve arzunun anlık ifadesidir. Her bir nota, her bir melodi, bir ruh halini yansıtır. Lacan, dilin yapısal olarak arzuyu şekillendirdiğini ve kişinin bilinçdışındaki arzu nesnesini sürekli aradığını belirtir. Caz müzik de aynı şekilde, müzikal temalar ve doğaçlamalar üzerinden bu arzu ve arayışı müzikal olarak açık eder.

Serbest çağrışımda olduğu gibi, Cazda da müzikal anlatı bilinçdışının sesli haline benzer.


27 Aralık 2024 Cuma

Baltimore'da Şafak Vakti...


Lacan 1966 yılında, John Hopkins üniversitesinde İngilizce bir konferans verir. Konuşmasını hazırlarken sabahın erken saatleri olduğunu, Baltimore’a pencereden baktığını ve bu anın çok ilginç olduğunu belirtir. Hava tamamen aydınlanmamıştır, fakat neon aydınlatmalar ve tabelalar zamanı göstermektedir. Lacan şehrin trafiğini izlerken, uzaktaki birkaç ağaç haricindeki her şeyin “aktif düşünen düşünceler”in sonucu olduğunu düşündüğünü söyler. Konuşmasının devamında, Baltimore’daki bu şafak vaktinin, bilinçdışını özetleyen en iyi görüntü olduğunu aktarır.

Kent, şehir… Bu neden bu kadar güçlü bir metafordur peki? Şehir de tıpkı özne gibi, parçalı ve değişen yapılara sahiptir. Aynı zamanda bilinçdışını zihinsel süreçlerde değil, bu süreçlerin çevre üzerindeki etkilerinde de görebilmek mümkündür. Trafik ışıkları, neon panolar, reklam afişleri, yaya geçitleri… Kentte muhakkak bir dil, bir yapı vardır. Bu durum, Lacan’ın “Bilinçdışı dil gibi yapılanmıştır” önermesiyle de ilişkili hale gelir.

Bilinçdışı, kent gibi hiçbir zaman sabit, netleşen bir yapı değildir. Tıpkı şafak vaktinde yanıp sönen aydınlatmalar gibi, belirir ve kaybolur, bir iz bırakır, sonra da silinir. Bir anlamda güneş gibi, ağaç gibi doğanın Gerçek düzlemlerinden bile daha büyük etki bırakır. Neticesinde özne konuşmaya başlar, konuşmak bir yabancılaşmayı, uzaklaşmayı da beraberinde getirir. Bu yanıp-sönen, belirsizleşen, gelip giden görüntüler insanın bilinçdışıyla olan ilişkisinin bir başka sahnelenişidir. Özne bilinçdışının yapısını tamamen kavrayamaz, yalnızca etkilerini gözlemleyebilir.

Baltimore büyük Öteki’dir. Öznelerin kendi düşüncelerinde mutlaka bir ötekilik vardır. Dil, kültür, medeniyet gibi yapılar, ötekinin imlemelerinden başka şeyler değildir. Yanıp sönen neon ışıkları, nesnelerin silüetlerini ortaya çıkarır, öznenin analitik sürecinde bilinçdışıyla olan karşılaşmaları gibi. Kimi zaman belirsiz bir düşünce, kimi zaman bir sesteşlik, bir nükte, bir dil sürçmesi.

Referanslar

Jacques Lacan, 1970, Of Structure as the Inmixing of an Otherness.

Josefina Ayerza, 2011, By a Window Overlooking Baltimore.


Bilinçdışının topografyası ve korku: Backrooms

  Mekan mefhumu, insan canlısının yaşamının başlangıcından inşa edilir, bu bağlamda mimarinin bilinç ve bilinçdışı tezahürlerinin anne karnı...