6 Mart 2025 Perşembe

Kieslowski ve Sinthome



"Paris'in hemen dışındaki bir toplantıda, on beş yaşında bir kız yanıma geldi ve filmimi izlediğini söyledi. Bir, iki, üç defa izlemişti ve tek bir şey söylemek istiyordu... ruh diye bir şeyin var olduğunu fark ettiğini. Öncesinde bilmiyordu ama şimdi ruhun var olduğunu biliyordu. Bunda çok güzel bir şey vardı. O kız için Véronique'i çekmeye değerdi. Bir yıl boyunca çalışmaya, tüm o parayı, enerjiyi, zamanı, sabrı feda etmeye, kendine işkence etmeye, kendini mahvetmeye, binlerce karar almaya değerdi, böylece Paris civarında genç bir kız ruh diye bir şeyin var olduğunu fark edebildi. Buna değer."

-Kristof Kieslowski

Lacan’ın son dönem düşüncesinde önemli bir yer tutan Sinthome, semptomun ötesinde, öznenin varoluşunu belirleyen ve onun dünyayla ilişkisini yapılandıran bir düğüm noktasıdır. Sinthome, klasik semptom gibi çözümlenmesi gereken bir belirti değil, öznenin bir oluşumudur.

Sanat bazen bir anlatı sunmaz, aynı zamanda öznenin kendini yeniden kurmasına vesile olur. Kieslowski’nin bu alıntısı, sanatın yalnızca bir estetik deneyim değil, öznenin varoluşsal düğümünü dönüştüren bir Sinthome işlevi görebileceğini bize hatırlatabilir. Çektiği filmle bir kız çocuğuna ruhun varlığını fark ettirmesi, Kieslowski için olduğu gibi genç kız için de yeni varoluşsal düzlemleri oluşturuyor. Film, izleyen için olduğu gibi üreten için de dönüştüren, sarsan, kayıplar yaratan, mücadele gerektiren, anlamları söküp yerine yenilerini getiren bir etki yaratıyor.

Satranç, Psikanaliz ve Açılışlar


Terapi seansının başlaması, bir satranç oyununun açılışı gibi, farklı "açılış stratejileri"yle gerçekleşebilir. 

Terapistin danışanı beklediği sessiz açılış klasik psikanalizde yaygındır. 

Bu, danışanın kendini rahat hissetmesi ve süreci kendi temposunda başlatması için alan tanısa da konuşmak ve başlamak konusunda baskı da hissettirebilir.

Terapide bir gambit, tıpkı satrançta olduğu gibi, ilk hamlede bir şeyi riske atarak daha büyük bir kazanım elde etmeye yönelik cesur bir adımdır.

Sessiz seans, danışana hamle yapması için alan tanır. Bazen bu, duygu gambitine dönüşür. 

İçsel bir korkuyu ya da kırılganlığı açığa çıkarmak en başta rahatsızlık verse de sonrasında rahatlama sağlayabilir.

Bazı anlarda kişi bir yüzleşme hamlesi yapar; bu, geçmişle doğrudan karşılaşmak olabilir. 

Her hamle, başka bir farkındalıkla sonuçlanabilir. 

Eski düşünce kalıplarını sorgulamak en baştaki kafa karışıklığını göze alarak sonrasındaki zihinsel açıklığı hedefler.

Terapi sahiden satranç ya da Go gibi strateji oyunlarıyla benzeşir; her duygusal açılım, bilinçli ya da bilinçdışı bir hamleyle şekillenir. 

Ve belki de en güçlü hamle, bazen hiç konuşmadan gelen bir derinliktir—beklenmedik anda yapılan hamleler gibi.

Hırs, Rap, Psikanaliz



Hırs, insanın derinliklerine kazınmış bir tutku. Psikanalizin öncüsü Freud bu dürtüyü id’in doyumsuz taleplerine bağlamışken, Jacques Lacan işi biraz daha karmaşık bir noktaya taşır: Arzunun yapısına.
Rap müzik, kent sokaklarının aynasıdır ve bu aynada hırs, arzuların su yüzüne çıktığı güçlü bir yankıdır.

Bir rapçinin hedefi, dinleyiciye sadece bir hikaye anlatmak değil, aynı zamanda Öteki’yi etkileyip onun arzusunu kendi lehine çevirmektir.

Kısacası, her bar ve her punchline bir öznelik mücadelesidir. Jouissance (hazzın da ötesinde, acıyla karışık bir keyfiyet) kavramı ritimde yankılanır: "Daha fazlasını iste, yetinme!"

Bir rapçi sözleriyle tam da bunu yapar. Her cümle, Lacan’ın "signifier" dediği imleyenlerden oluşan bir zincirdir. Bu zincir asla tamamlanmaz, her zaman eksiktir.

Rap, dinleyiciyi bu eksikliği hissetmeye ve arzusunu şekillendirmeye çağırır.

Umut




Umudun bir bedeli vardır.Umut rahatlık ya da kolaylık değildir.
Umut kişisel risk gerektirir. Doğruyla ilgili değildir. Umut gönül rahatlığıyla ilgili değildir.
Umut eylemdir.
Umut bir şeyler yapmaktır.
İsyan ne kadar boşuna, ne kadar işe yaramaz, ne kadar alakasız ve anlaşılmaz olursa, umut o kadar geniş ve güçlü hale gelir.

-Chris Hedges

Fotoğraf: Gordon Parks

Bilinçdışının topografyası ve korku: Backrooms

  Mekan mefhumu, insan canlısının yaşamının başlangıcından inşa edilir, bu bağlamda mimarinin bilinç ve bilinçdışı tezahürlerinin anne karnı...